Gürültü kirliliği, doğal olmayan yollarla ortaya çıkan, yüksek şiddetli ve uzun süreli seslerin neden olduğu bir sorundur. Özellikle günümüz büyükşehirlerinde yaygın olan bu sorun, insan ve hayvan yaşamını olumsuz etkiler ve yaşam kalitesini düşürür.
Gürültü kirliliği uzun süre maruz kalındığında işitme kayıplarına, psikolojik sorunlara ve artık kalp-damar sağlığı için de risk oluşturduğu bilinmektedir. Trafik, acil durum sirenleri, inşaat çalışmaları, açık alanlardaki etkinlikler ve diğer kaynaklar şehirlerde gürültü düzeyini artırır.
Dünya Sağlık Örgütü, 2018’de yayınladığı kılavuzda gürültü kirliliğinin ciddi sağlık risklerine işaret etmiştir. Yapılan araştırmalar, bu sorunun çevre kirliliği kadar sağlık üzerinde zararlı etkilere sahip olduğunu göstermektedir.
Prof. Dr. Bülent Demir, gürültü kirliliğinin kalp damar sağlığı üzerindeki etkilerine dikkat çekerek, uzun süre gürültüye maruz kalan kişilerde kalp hastalıklarının daha sık görüldüğünü belirtmektedir. Yapılan bilimsel çalışmalar, gürültünün kalp krizi, inme ve kalp yetmezliği gibi riskleri artırdığını ortaya koymuştur.
Gürültü kirliliği vücudu sürekli alarm halinde tutar, stres hormonlarını artırır, damar sertliğine yol açar ve uyku düzenini bozar. Bu durum zamanla tansiyon yükselmesi, damar tıkanıklığı ve kalp yetmezliği gibi ciddi sorunlara neden olabilir.
Özellikle gece gürültüsünü azaltmak, ses yalıtımına dikkat etmek ve sessiz, doğal ortamlarda zaman geçirmek kalp sağlığı için koruyucu önlemler arasındadır. Gürültü kirliliğinden korunmak için ise trafikte korna kullanımını azaltmak, daha az gürültü üreten cihazlar tercih etmek gibi adımlar atılabilir.
Reklam & İşbirliği: [email protected]