Arıların çalışkanlığı, doğanın zenginliği ve binlerce çiçeğin özüyle ortaya çıkan bal, aynı zamanda şifa kaynağı olarak yüzlerce yıldır sofralarda yer alıyor. Türkiye’nin zengin bitki örtüsü, çeşitli bal çeşitlerinin ortaya çıkmasını sağlıyor. Çam balından kestane balına, lavanta balından kekik balına kadar her yöre kendine özgü ballarla öne çıkıyor. Ballar monofloral ve polifloral olarak ayrılır. Monofloral ballar, tek bir çiçekten elde edilirken, polifloral ballar birden fazla çiçeğin nektarını içerir.
Prof. Dr. Meral Kekeçoğlu, monofloral balların genellikle şifa amaçlı tercih edildiğini belirtiyor. Örneğin, kestane balı antioksidan özellikleriyle öne çıkar ve kalp sağlığına olumlu etkiler yapar. Öte yandan, deli bal olarak da bilinen orman gülü balı, tansiyon düşürücü etkilere sahiptir ancak yanlış kullanımı ciddi sağlık problemlerine yol açabilir.
Salgı balları arasında yer alan çam, sedir ve meşe balları, bağışıklık sistemini güçlendirir ve çeşitli rahatsızlıklara iyi gelir. Kekik balı ağız enfeksiyonlarına, meşe balı kansızlığa, sedir balı ise antiseptik etkilere sahiptir.
Diyabet hastaları için de bazı balların tüketimi uygun olabilir. Örneğin, çam, kestane, akasya ve ıhlamur balının glisemik indeksi düşüktür ve kan şekerini dengeler. Balın türü kadar tüketim şekli de önemlidir. Süzme bal, kalıntı riskini azaltırken, petek balının karaciğer hastalıklarına olumlu etkisi olduğu bilinmektedir.
Reklam & İşbirliği: [email protected]