Son yıllarda erkeklerin yaşadığı görünmez bir kriz sessizce büyüyor: psikolojik tükenmişlik. Toplum, erkeklerden “güçlü olmayı”, “duygularını belli etmemeyi” ve “her durumda çözüm üretmeyi” bekliyor. Ancak bu beklentiler, içsel baskı ve kronik stresin temelini oluşturuyor.
Amerikan Psikoloji Derneği’nin (APA) 2023 raporuna göre, erkeklerde depresyon belirtileri son 10 yılda %25 oranında artış gösterdi. Türkiye’de ise yapılan araştırmalar, erkeklerin yalnızlık hissini bastırmak için işkolik davranışlara, aşırı spor yapmaya veya öfke patlamalarına yöneldiğini ortaya koyuyor. Yani sorun sadece ruhsal değil; davranışlara da yansıyor.
Uzmanlar, erkeklerin duygusal dayanıklılığının genellikle yanlış anlaşıldığını belirtiyor. Gerçek dayanıklılık, duyguları bastırmak değil; onları fark edip sağlıklı biçimde ifade edebilmekle mümkün. Duygularını paylaşamayan erkeklerde kalp-damar hastalıkları, uyku bozuklukları ve madde kullanımı gibi risklerin daha yüksek olduğu biliniyor.
Toplumun “erkek ağlamaz” kalıpları, erkeklerin yardım arayışını da engelliyor. Bu nedenle birçok erkek, depresyonu fiziksel yorgunluk veya “iş stresi” olarak tanımlıyor. Oysa psikolojik yorgunluk, tıpkı fiziksel hastalıklar gibi profesyonel destek gerektirir.
Psikoterapi, erkeklerin duygusal zırhlarını güvenli bir ortamda çözmelerine olanak tanır. Duygularla barışmak, güçsüzlük değil; gerçek özgüvenin başlangıcıdır. Çünkü en büyük cesaret, bazen “iyiyim” demek yerine “desteğe ihtiyacım var” diyebilmektir.
Daha fazla bilgi için: samsun psikolog
Reklam & İşbirliği: [email protected]