Birleşmiş Milletler (BM), ABO kan grubu sistemini bulan Nobel ödüllü bilim insanı Karl Landsteiner’ın doğum günü olan 14 Haziran’ı, 2005 itibariyle “Dünya Gönüllü Kan Bağışçıları Günü” ilan etti. DSÖ bu yıl, verdikleri kanlarla binlerce kişinin hayatına umut olan kan bağışçılarını onurlandırmak amacıyla “Kan verin, umut verin: birlikte hayat kurtarıyoruz” temalı kampanya başlattı.
Kan bağışçıları, gönüllü bağışçılar, ailesi için bağış yapanlar ve para karşılığında kan verenler olarak üçe ayrılıyor. Ana kan tedariki, düzenli, gönüllü ve ücretsiz olarak kan bağışlayan kişiler tarafından sağlanıyor. Bu nedenle gönüllü kan bağışı küresel olarak önem arz ediyor.
DSÖ’ye göre bir ünite kan, üç kişinin hayatının kurtulmasına yardımcı olabiliyor. Ancak kan bağışı sisteminin yeterince gelişmediği ülkelerde, kan talebi çoğu zaman mevcut arzı aşıyor. Bu nedenle DSÖ, bağışta bulunabilen her vatandaşın gönüllü ve düzenli kan bağışında bulunması çağrısı yapıyor.
DSÖ, bu yıl ayrıca kan bağışının anne ve yeni doğan sağlığındaki yerine de değiniyor. Her yıl 14 milyon kadın doğum sırasında kanama geçiriyor. Güvenli kan transfüzyonuna zamanında erişim anne ve bebeklerin hayatını kurtarıyor. DSÖ, anne ve yeni doğan ölümlerini azaltmak amacıyla kan bağışı çağrısı yapıyor.
DSÖ verilerine göre, dünya genelinde yıllık yaklaşık 118,5 milyon ünite kan bağışı yapılıyor. Küresel çaptaki kan bağışlarında, 2008-2018 yıllarında ortalama 10,7 milyon ünite artış gözlemlendi. Dünya genelindeki kan bağışlarının yüzde 33’ü kadınlar, yüzde 67’si erkekler tarafından yapıldı. Bağış miktarı, kan veren kişilerin gelir grubuna göre de değişiklik gösterdi.
Türk Kızılay’ın verilerine göre, 18-65 yaş aralığında 50 kilogramın üstündeki her sağlıklı birey kan bağışçısı adayı olabilir. Düzenli kan bağışçıları, 70 yaşına kadar kan bağış merkezi doktorunun onayı olmak şartıyla yılda en fazla 1 kez olmak üzere kan bağışlayabiliyor.
Reklam & İşbirliği: [email protected]
Yorum Yap